Taylan DEDEOŠLU

Gitar.

Dr. Jekyll-Mr. Hyde olmak? Bayılıyo, gurur duyuyo. Yıllardır böyle… Teoman’la, Indians’la, MAVİSAKAL’la, Tibet’le, Cin’s ‘le… Ofise gidiyo, sıkı çalışıyo, bi de işten çıkınca Tünel'e uğruyo? Çok zevk alıyo çook. 2 saat bakınıyo, ala ala 10 tane pena alıyo... Takım elbiseyi çıkartıp, kovboy çizmesi giyiyo, kravatı çıkartıp, bandana takıyo…"Q" klavyeyi bırakıp, rosewooda, maple’a geçiyo... Sahneye çıkıp, zıplayarak gitar çalıp, “kanırtıyo”… Duygularını gitarla haykırtmayı seviyo çalarken…Stratocaster, Les Paul alıyo, ama Kramer'inden de vazgeçmiyo... Olmadı mı bi de Paris’te iş arkadaşına Ibanez taşıtıyo... Iban ezmesi. Ace Frehley, Eddie Van Halen, Gary Moore, George Lynch'den etkilenmiş. Hele Gary Moore’dan accayip… KISS, Maiden, Priest, Bon Jovi, Coverdale dinliyo… Def Leppard'a bayılıyo...Haa, bi de Sambora'yı kuyumcuya götürmüş... hem de Broadway’e bindirip yaaa…. Lisesine, Galatasaray’a tapıyo… orasi onun ailesi, evi… ama takım tutmuyo... Futbolun herşeyin önüne geçmesinden nefret ediyo... Amfisini şehir magandalarının, trafik canavarlarının kulağına dayayıp köklemek için yanıp tutuşuyo... Görgüsüzlükten iğreniyo, kus yani! Geçmişi hiç unutmuyo, hep hatırlıyo, değerini iyi biliyo ama geleceğe bakmayı da unutmuyo... Hüseyin Rahmi Gürpınar okuyo, köşkünü müzeye dönüştürmeye uğraşmacasına... Bi de “Gitarların Efendisi” programını yapmış 2 yıl bi radyoda bi zamanlar... Ait olmayı, sahiplenmeyi seviyo, sürüden ayrılmıyo ama sürü de olmuyo… Kimseyle itişmiyo, kimseyi kırıp, kimseyi satmıyo... Mutlaka gülümsüyo, etrafındakileri de gülümsetiyo... Eski dostları asla unutmuyo... Bodrum'suz, Bodrum'da rakı-barbunsuz yapamıyo...Yalıkavağı özlüyo hep... Sevgilisi evi, onunla huzur buluyo, itişiyo, kakışıyo, sevişiyo, ağlıyo... onunla motora binip geziyo, balık kızartıyo, salata yapıyo, portakal sıkıyo, TV karşısında kahvaltı ediyo... Sokakta kedilerin boynuna sarılıyo, anne-babaya uğruyo, babayla Perfect Strangers, Who's The Boss seyrediyo... Sevdiklerini ihmal etmiyo...Braveheart'ı, The Man In The Iron Mask’ı 1000. kere seyrediyo, her seferinde de ağlıyo... Gecenin bir yarısı Amerika’daki Sıfandalı’yla mesajlaşıyo... Malmsteen Rulez! Supereva’da Rider yeleğine patch takıyo, chopper kullanmış, sonra enduroya geçmiş... Yüzlerce kilometre motor kullanıyo, sonra gidiyo çadırda yatıyo... Ama bi şeyden vazgeçmiyo, vazgeçemiyo… ROCK, ROCK, ROCK…